Stefano Domenicali: Formula 1 İçin Kusursuz Takvimi Oluşturmak En Zor Görevlerden Biri

Formula 1 CEO’su Stefano Domenicali, modern F1’in en karmaşık başlıklarından biri olan yarış takvimi konusunda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Küresel ilginin her geçen yıl arttığı bir ortamda, ideal bir takvim oluşturmanın sanıldığından çok daha zor olduğunu vurgulayan Domenicali, bu sürecin yalnızca yarış sayısını belirlemekten ibaret olmadığının altını çizdi.


Formula 1, 2026 sezonuyla birlikte tarihindeki en büyük dönüşümlerden birine hazırlanıyor. Yeni teknik kurallar, tamamen yenilenen güç üniteleri ve daha kompakt, çevreci araçlarla birlikte grid de genişliyor. Cadillac’in 11. takım olarak şampiyonaya katılması ve Audi’nin Sauber’in yerini alarak Formula 1’e resmen giriş yapması, rekabeti ve çeşitliliği daha da artıracak. Tüm bu gelişmeler, F1’in küresel cazibesini üst seviyeye taşırken, organizasyonel zorlukları da beraberinde getiriyor.

Ancak Formula 1 dünyasında durmak ya da mevcut başarıyla yetinmek mümkün değil. Domenicali, şimdiden serinin birkaç yıl sonrasını planlamak zorunda olduklarını belirtiyor. Bu planlamanın merkezinde ise her zaman olduğu gibi yarış takvimi yer alıyor.

24 Yarışlık Denge ve Sprint Planları

Son yıllarda Formula 1 takvimi 24 Grand Prix civarında sabitlenmiş durumda. Bu sayı, hem takımlar hem de organizatörler için üst sınır olarak görülüyor. Buna karşın, 2027’den itibaren sprint yarışlarının sayısının artırılması gündemde. Halihazırda altı olan sprint organizasyonlarının çoğaltılması, hafta sonlarının yapısını ve takvimin genel dinamiğini doğrudan etkileyecek.

Bununla birlikte, Formula 1’in yarıştığı pistler de sürekli bir değişim ve yenilenme süreci içinde. Yeni ülkeler, yeni şehir pistleri ve farklı pazarlar, F1’i takvim konusunda sürekli olarak zor kararlar almaya itiyor.

Domenicali, bu konuları Formula 1’in resmi sitesine, İspanyol bankası Santander iş birliğiyle verdiği kapsamlı röportajda detaylı şekilde ele aldı. Ona göre, F1’in bugün ulaştığı başarı seviyesi, pek çok ülkenin şampiyonaya ev sahipliği yapmak istemesine yol açıyor. Ancak bu ilgi, takvimin sınırsız şekilde genişletilebileceği anlamına gelmiyor.

Ekonomi, İlgi ve Sürdürülebilirlik Dengesi

Domenicali’ye göre yeni bir yarış eklerken yalnızca sportif heyecan değil, ekonomik ve kültürel unsurlar da masaya yatırılmalı. Bir ülkeye girildiğinde, o pazarın beklentilerine saygı duyulması ve yerel ortakların ne istediğinin iyi anlaşılması gerekiyor. Aynı zamanda, oluşturulacak iş modelinin yalnızca kısa vadede değil, uzun vadede de sürdürülebilir olması büyük önem taşıyor.

Formula 1 CEO’su, ilginin birkaç sezon sonra sönmemesi için güçlü ve kalıcı bir yapı kurulmasının şart olduğunu vurguluyor. Bu nedenle her yeni etkinlik, detaylı analizlerden ve uzun vadeli planlamalardan geçmek zorunda.

Gelenek ile Gelecek Arasında İnce Bir Çizgi

Yeni şehir pistleri, köklü tarihi olan klasik pistler ve geleceği parlak yeni lokasyonlar arasında doğru dengeyi kurmak, Domenicali’ye göre işin en hassas noktası. Formula 1’in kimliğini oluşturan efsanevi pistlerden vazgeçmeden, sporu yeni kitlelerle buluşturacak modern ve çekici organizasyonlara da yer açmak gerekiyor.

Bu karmaşık tabloyu “büyük bir yapboz” olarak tanımlayan Domenicali, her ülkenin ve her organizatörün kendine özgü beklentileri olduğunu hatırlatıyor. Tüm bu parçaları bir araya getirerek adil, sürdürülebilir ve heyecan verici bir takvim oluşturmanın, Formula 1 yönetiminin karşılaştığı en zorlu görevlerden biri olduğunu belirtiyor.

Sonuç olarak Domenicali’ye göre mükemmel bir Formula 1 takvimi yaratmak mümkün olabilir, ancak bu hedefe ulaşmak; sabır, denge ve çok yönlü bir bakış açısı gerektiriyor. Bu da Formula 1’in perde arkasındaki en karmaşık ve en az görünen mücadelelerden biri olarak öne çıkıyor.

Önceki Haber